Altı yıldır özel bulut altyapıları üzerinde çalışan Güngör, bu teknolojinin artık bir seçenek olmaktan çıkıp zorunluluk haline geldiğini söylüyor. "Buluta geçiş doğru planlanmaz ve güvenlik göz ardı edilirse, ciddi sorunlarla karşılaşmak kaçınılmaz olur" diye ekliyor.

Bulut Güvenliğinde En Büyük Tehditler: Dikkatsizlik ve Yanlış Konfigürasyonlar
Şirketlerin bulut güvenliği konusunda yaptığı en yaygın hatalar arasında eksik planlama, yanlış konfigürasyonlar ve yetersiz veri koruma politikaları öne çıkıyor. Pek çok firma, yalnızca operasyonel verimliliğe odaklanıp güvenliği ikinci plana attığında, uzun vadede veri ihlalleri ve sistem kesintileriyle karşı karşıya kalıyor.

Bulut depolama da doğru kişiyi yetkilendirmek son derece önemli
Son yıllarda yaşanan büyük çaplı veri ihlallerinin çoğu, hatalı sistem konfigürasyonları veya yetersiz şifreleme nedeniyle gerçekleşti. Güngör, "Birçok şirket, açık bırakılan bir bulut depolama alanının ya da yanlış yetkilendirme yapılandırmasının nelere yol açabileceğinin farkında değil" diyor.

Şirketler Güvenliği Nasıl Artırabilir?

Peki, şirketler bulut sistemlerini nasıl daha güvenli hale getirebilir? Güngör'ün önerileri net:

Düzenli Güvenlik Denetimleri: Bulut sistemleri dinamik yapıda olduğu için, güvenlik kontrolleri sürekli güncellenmeli.

Erişim ve Yetkilendirme Kontrolleri: Kimlerin hangi verilere erişebileceği net bir şekilde belirlenmeli; gereksiz yetkilendirmelerden kaçınılmalı.

Veri Şifreleme ve Sızma Testleri: Hassas bilgiler şifrelenmeli ve sistemler düzenli olarak sızma testlerinden geçirilerek güvenlik açıkları tespit edilmeli.

Bulutun Geleceği ve Yeni Teknolojiler

Bulutun geleceğine dair umutlu ama temkinli bir bakış açısına sahip olan Güngör, yapay zeka destekli güvenlik sistemlerinin tehdit algılama ve anormallik tespiti konularında devrim yaratacağını düşünüyor. Ayrıca, blokzincir teknolojisinin kimlik doğrulama ve veri bütünlüğünü sağlama konusunda büyük katkılar sunacağını belirtiyor.

Küresel şirketler bulut teknolojisine hızla adapte olurken, Türk şirketlerinin de bu dönüşümü yakalaması gerektiğini vurguluyor. "Bulut, doğru kullanıldığında şirketlere büyük bir rekabet avantajı sağlıyor. Ancak güvenlik, çoğu zaman göz ardı edilen ilk konu oluyor" diyor.

Sonuç olarak, Yiğit Güngör’ün mesajı net: "Bulutun gerçek potansiyeline ulaşması için sağlam bir güvenlik altyapısı şart. Son Siber Güvenlik Kanunu hazırlıkları da Bulut Sunucular ve uygulamalarının önemini bir kez daha ortaya koymuş oluyor" dedi.